Tip 9, Barışçı

Sağlıklı dokuzlar; dinleyici, kabul edici,, açık, duygusal olarak dengeli, rahat ve sakin insanlardır. Kendilerine ve başkalarına güvenirler, yumuşak başlı uysaldırlar. Sabırlı, nazik ve aynı zamanda gösterişten uzak, doğal davranan kişilerdir. Sağlıklı dokuzlar gerektiği yerde güçlü ve dinamik olmasını bilirler. Sarsılmazlıkları, sağduyuları ve sessiz güçleri çevreye güven verir. Başkalarının bakış açılarını kolaylıkla anlarlar; iyi arabulucu, müzakereci ve etkili danışmanlardır. Sağlıklı dokuzlar kendilerini olduğu gibi kabul etmekten doğan bir vakurluk, dinginlik ve barış içindedirler. Ortalama dokuzlar; çatışmadan korkmaya başlarlar; bu yüzden geri plana çekilirler, başkalarına ve duruma uyarlar, istemedikleri şeylere evet derler. Dıştan hoş ve uzlaştırıcı gözükmelerine rağmen içten direnç duyarlar. Çatışmadan kaçarlar, sorunları halı altına süpürürler. İhtiyaçlarının az olduğunu iddia ederler. Arzuları bastırırlar. Olaylara kayıtsızdırlar, işleri ertelerler, sorunların kendi başlarına kaybolmasını beklerler. Sorunlar kaybolmazsa işin ciddiyetini küçümseyerek başkalarını yatıştırmaya ve her ne pahasına olursa olsun huzur elde etmeye çalışırlar. Sağlıksız dokuzlar; ifade edilemeyen müthiş bir öfkeye sahiptirler ve bunu bilincin dışına atma çabalarından dolayı yorgundurlar. Derin ruhsal çöküntü içindedirler. Enerjilerini bastırmaları kişisel gelişimlerini önler: Gitgide daha etkisiz ve çaresiz olurlar; başkalarının araya girip onları kurtarmaları gerekir.

Temel korku; bir şeyi yitirmek ve ayrılık yaşamak, kişiliğin parçalanması. Temel arzu; iç huzur ve bütünlük. Arayış; uyum ve denge. Dokuzlar bir ve bütün olmayı arzularlar, arkadaşlık ve paylaşma ararlar.

Erdem; Hareket. Hareket erdemi, bedensel olarak iş yapmak değildir, gerçekliğin dinamizmini kucaklamak demektir. Anı yaşamak, sürekli etkilenmek ve dönüşmektir. Her şey gerçekte büyür ve değişir, ruhlarımız da öyle. Sonuç olarak hareket erdemi, yaşamımızda dinamik olarak yer almamız için bizi güçlendirir. Hareket erdemine kavuşmuş dokuzlar, kendileri ve başkaları için iyileştirici ve uyumlu bir çevre yaratmakta güçlü ve etkin bir rol oynarlar.

Tutku; Miskinlik. Hareket erdeminin kaybı miskinlik tutkusuna yol açar. Dünyadan etkilenmeye veya onunla ilgilenmeye, anı yaşamak için enerji kullanmaya karşı bir dirençtir bu. Miskinlik, tembellik veya enerji yoksunluğu şeklinde kendini gösterebilir ama aslında, dokuzların kendi gelişmelerine az ilgi göstermeleri demektir. Gerçeklik tarafından etkilenmemeye çalışmak büyük enerji gerektirir; bu da nefis farkındalığı için enerjinin kalmaması demektir. Sonuç olarak miskinlik, yaşamı uyku ile geçirme, bağımsız bir insan olarak ayağa kalkıp genel düzende yer almama arzusudur. Bu tutku içimizde, kendimizi güvende, huzurlu, rahat hissedeceğimiz ve bu halin bozulmayacağı bir yer aramamıza neden olur. İç sakinliğimizi alt üst edecek her şeyden kaçarız.

 

Okumaya devam et Tip 9, Barışçı

Tip 8, Meydan Okuyan

Sağlıklı sekizler; güvenli, girişken, öz-güven sahibi ve tuttuğunu koparan güçlü bir kişiliğe sahip, istek ve ihtiyaçlarını elde etmesini bilen kişilerdir. İçten güdülenen, “yapabilirim” tutumu içinde eyleme yönelik insanlardır. Meydan okumasını severler. Kişisel girişimcilikleri kuvvetlidir; işi başlatır ve yaparlar. Bağımsızlığa değer verirler ve bunu başkalarında desteklerler. Güçlü bir iradeye sahip, azimli, heyecanlı, tuttuğunu koparan eylem insanıdırlar. Sekizler, herkesin saygı duyduğu ve kılavuz olarak başvurduğu doğal liderlerdir. Ortalama sekizler; bağımsız ve özerk olmak için çabalarlar. Bağımlılıktan korkarlar; bu yüzden sertleşirler. Kendi kendine yeterli olmak, mali bağımsızlık ve yeterli kaynaklara sahip olmak önemlidir: Girişimci, pragmatik, çalışkandırlar. Kendilerine güvenleri azaldıkça daha baskıcı, saldırgan ve yayılmacı olup çevreye ve insanlara hakim olmaya çalışırlar; sözleri kanundur. Her şey için daha fazla enerji ve güç kullanırlar. Herkesten uyum beklerler ve her şeyin kendi istekleri doğrultusunda olmasını talep ederler. Sağlıksız sekizler; arkadan vurulduklarını düşünürler, ama aynı zamanda sınırı geçmiş olduklarını ve geri dönemeyeceklerini bilirler. Her türlü kontrolü reddederler, kanun veya sınır kabul etmezler. Her şeye gücü yeten, yenilmez, incinmez kişi olduklarını düşünürler. Tehlikeli durumlarda uyum sağlamayan her şeyi vahşice ve hınçla yok etmeye çalışırlar.

Temel korku; incitilmek, kontrol edilmek. Koydukları sınırların aşılması. Temel arzu; kendilerini ve bağımsızlıklarını korumak. Arayış; yaşamı sürdürmek. Sekizler fiziksel yaşamı ve kurdukları düzeni yaşatma arayışı içindedirler.

Erdem; Masumiyet. Masumiyet tümüyle ve derinlemesine insan olmaktır, sadelik demektir. Anı yaşadığımız zaman ve uyanıkken hile ve dalavere ile işimiz olmaz. Yaşam ve insanlarla olan ilişkimiz samimi, doğrudan ve içtendir. Masumiyet ile sekizlerin yüreği herkese ve her şeye açılır, tüm dünya için iyilik duyguları hakim olur.

Tutku; İhtiras. Masumiyet erdemi yitirilince ihtiras yoğunluğu ortaya çıkar. Rahatsak ve yüreğimiz açık ise, anı yaşıyorsak doğal bir canlılık hissederiz, özgürlüğümüzün farkına varırız. Öte yandan, ihtiras tutkusuna kapılmışsak bu canlılık ve özgürlük duygusunu, çevremizle ve başkaları ile olan etkileşimlerimizin yoğunluğu ile yakalamaya çalışırız. Sekizler kendilerini güvensiz hissettikçe yoğunluğa, aşırılığa, çatışmaya ve kontrole kayarlar. Kendilerini öne sürme ihtiyacı, çevreyi ve insanları kontrol etme arzusuna dönüşür. Ama bu arada, teslim olduğumuz ihtiras tutkusu bizi kontrolsüz kılar. İhtirasımızın nesneleri, olumlu veya olumsuz, bizi kontrol eder ve bize egemen olur.

Okumaya devam et Tip 8, Meydan Okuyan

Tip 7, Hevesli

Sağlıklı yediler; madde ve duyuların gerçek dünyası ile güçlü bir ilişkisi olan, çevreye hemen ve uyumlu tepkide bulunabilen, deneyimlere heves duyan, özgür ruhlu insanlardır. Dünyayı merakla izlerler; keskin ve çevik bir zihne sahiptirler. Sağlıklı yediler, pratik , üretken ve verimlidirler; hareketli ve enerji doludurlar. En iyi durumda: deneyimlerini derinlemesine özümserler, yaşamın harikalıklarına karşı minnet, hayranlık ve takdir duyguları içindedirler. Ortalama yediler; yerlerinde duramadıkça daha fazla seçenek ve seçim peşinde koşmaya başlarlar. Serüvencilik artar ve hayat adamı olurlar; dikkatleri dağılır, sürekli yeni şeyler ve deneyimler peşindedirler; hırslı bir tüketici, işinin ehli, pişkin, akım öncüsü ve heyecan arayan kişi olurlar. İşi başlatmakta iyidirler ama izlemekte zorlanırlar. Daha iyi seçenekleri kaçırma korkusu içinde tek bir şeye yoğunlaşmaktan kaçınırlar. Gitgide öncelik saptamada sıkıntı çekerler veya hiçbir şeye hayır diyemezler. Sağlıksız yediler; endişelerini dindirmenin çabası içinde kendilerini kolaylıkla engellenmiş hissederler. Büyüyen panik duygularını kontrol altına almak amacı ile hak ettiklerine inandıkları şeyleri ısrarla talep etmeye ve bu yolda kaba, küfürbaz ve kötü davranmaya başlarlar.

Temel korku; acı ve yoksunluk içinde olmak. Temel arzu; doyum içinde hoşnut olmak; ihtiyaçlarının karşılanması. Arayış; hoşnutluk ve doyum. Yediler kendilerine mutluluk ve doyum getirecek şeyi, yaşamın amacını ararlar.

Erdem; İtidal-ölçülülük. Anı gerek doğamızla yaşadığımız zaman kendimizi uyanık ve ölçülü hissederiz ve o anki deneyim ile doğrudan temasımız vardır. İtidal ile yaşam mucizesi için bir minnet duygusu belirir, derin ve kalıcı bir keyif duyulur. Çok sağlıklı yediler sahip oldukları her şey için minnettardırlar.

Tutku; Oburluk. Benlik içteki eksikliği reddeder ve tutkuyu yönlendiren bu hüsran ve acı hislerini, sahte bir bolluk ve heyecan duyusu yaratarak örtmeye çalışır. Yedinin oburluğu, boşluğu heyecanlı deneyimlerle doldurma isteğidir. Yediler kendilerine mutluluk ve güven duyguları verecek şeyleri elde edememekten korkarlar. Aynı zamanda tüm yaşantılarını aşırıya götürme eğilimi içindedirler.

Okumaya devam et Tip 7, Hevesli

Tip 6, Sadık

Sağlıklı altılar; çekici ve hoş tavırlı, dost canlısı, neşeli, sevimli kişilerdir ve başkalarının duygusallıklarına hitap eder. Güvenilir insanlardır; sözlerine sadıktırlar. Dikkatli önsezi, kehanet ve sorun çözme yeteneklerinin yanında insanları ve olayları sorgulama ve sürekli tetikte olma özellikleri de vardır. Aile bireyleri, arkadaş gibi özdeşleştikleri insanlara sadıktırlar; bir yere ait olmak önemlidir. Ortalama altılar; kendilerine şüphe ile bakmaya başlarlar; bu yüzden zaman ve enerjilerini güvenilir ve dengeli olduğuna inandıkları şeylere ayırırlar. Güven ve sigorta peşindedirler. Gelecek ile ilgili endişe duyarlar, sürekli tetikte ve sorun beklentisi içindedirler. Sağlıksız altılar; ani isyankar davranışlar veya inisiyatif almama yüzünden kendilerini boşlukta ve güvencesiz hissederler, paniğe kapılırlar. Değersizlik, yetersizlik hisleri ve korkular hakimdir, bunalım başlar. Her şeye aşırı tepki gösterirler ve sorunları abartırlar.

Temel korku; desteksiz ve kılavuzsuz kalmak. Temel arzu; destek ve kılavuza sahip olmak Arayış; güvence ve güvenlik. Altılar inanacakları bir kimse ve bir şey ararlar.

Erdem; Cesaret. Gerçek doğamızda yaşarken içimizdeki güç ve destek gerektiğinde kendiliğinden ortaya çıkar.

Tutku; Korku. Desteklenmediğimiz ve kılavuzsuz kaldığımızı hissedersek korkuya kapılırız, güven ve güvenceden yoksun, bir sonraki ana ilerleyemeyiz. Aslında korku hayal edilen gelecek ile ilgilidir; neler olacağını bilememek korku yaratır. Destekten ve kılavuzdan yoksun hissetmek, korkunun kaynağıdır. İç kılavuz ile teması yitirmiş olan altılar endişe içindedir, karar vermekte, tehlikeleri önlemekte ve yaşamlarında ileri adım atmakta zorlanırlar. Bu endişe içinde altılar, her şeyin önceden kestirilebilir ve dolayısıyla daha az tehlikeli olmasını sağlamak için çevrelerini mümkün olduğunca düzene sokmaya çalışırlar ama bu faaliyet onların korkularını azaltmaz.

 

Okumaya devam et Tip 6, Sadık

Tip 5, Araştırmacı

Sağlıklı beşler; her şeyi olağanüstü bir sezgi ve anlayış ile gözlemlerler. Zihinleri tetiktedir, meraklıdırlar, keskin bir araştırmacı zekaya sahiptirler-çok hassas sezgilerle doğru soruları sorarlar. Bilgiye aşıktırlar, öğrenmeyi severler ve bir konuda uzaman olurlar. Müthiş değerli ve özgün fikirlere sahip, çarpıcı ve yaratıcı eserler ortaya çıkaran, hayal gücü kuvvetli, yenilikçi ve yaratıcı insanlardır. En iyi durumda, dünyayı geniş bir çerçevede ve aynı amanda derinlemesine anlayan, yılmaz mucit ve kaşiftirler. Ortalama beşler, çalışkandırlar, araştırmaya, bilime, fikir geliştirmeye yoğunlaşırlar. Bazı anahtar ilgi sahalarını öne çıkarıp yaşamın diğer alanlarını boşlarlar. Ayrıntılara dalıp büyük resmi kaçırırlar. Sağlıksız beşler; tüm sosyal bağlantıları reddederek inzivaya çekilirler, insanlardan ve gerçeklerden kopmuş olarak yaşarlar.

Temel korku; çaresiz, yetersiz ve işe yaramaz olmak. Temel arzu; yeterli ve yapabilir olmak (yapabilmek). Arayış; uzmanlık. Beşler, özgüvenlerini artırmak ve yaşam ile baş edebilmek için bir konuda usta olmak isterler.

Erdem; Bağlanmamak. Bağlanmamak, reddetmek değildir; tersine gerçeği temelden kabul etmektir. Dünyada var ol ama onunla olma. Gerçek doğamız ile yaşıyorsak iç ve dış, hiçbir şeye bağlanmayız. Bu bağlanmama hali, tüm canlılar için engin bir şefkat beslememizi sağlar çünkü her şeyin geçici doğasını görürüz. Herhangi bir görüşe bağlanma ihtiyacı hissetmezsek şefkatli ve affedici olmak kolaydır.

Tutku; Açgözlülük. Açgözlülük iç yoksullukla ilgilidir ve nefsi geri çekerek, temastan kaçınarak, kaybetmekten korktuğu az şeye sıkı tutunarak bu durumla baş etmeye çalışır. Benliğin nefsi kendini reddedilmiş, boş ve besleyici destekten yoksun hisseder; dolayısıyla elinde bilgi, kaynak açısından ne varsa bu dünyada ayakta kalabilmek için saklar, biriktirir. Kısacası beşlerde görülen açgözlülük aslında bir çeşit koleksiyonculuk gibidir-daha fazla bilgi toplamak, daha fazla kitap okumak ve böylece dünyanın önüne güvenle çıkabilmek.

Okumaya devam et Tip 5, Araştırmacı

Tip 4, Bireyci

Sağlıklı dörtler, iç gözlemci, kendinin farkında, duyguları ve dürtüleri ile temasta, özünün arayan insanlardır. Kendilerine ve başkalarına karşı duyarlı ve sezgisel-şefkatli, anlayışlı, düşünceli, ihtiyatlı ve saygılı davranırlar. Kendini canlı ve güçlü ifade eden, kendine özgü, bireysel kişilerdir. Hassastırlar, kolayca etkilenirler, yalnız başlarına olmaktan hoşlanırlar. Ruhun “derin su dalgıçları”dırlar. En iyi durumda: engin bir yaratıcılığa sahip, özeli ve evrenseli, muhtemelen bir sanat biçimi ile ifade eden insanlardır. Ortalama dörtler; Yaşama bir sanatçı gibi ve romantik yönden bakmaya başlarlar; duygularını desteklemek için güzel ve estetik bir ortam oluşturmaya çalışırlar. Tutkulu hislerini kullanarak, düşleme ve hayal gücü ile gerçeği yoğunlaştırırlar. Hisleri ile teması yitirmemek için her şeyi benimserler ve kişisel algılarlar, aşırı duygusallık içinde kolayca incinebilir duruma gelirler. Sağlıksız dörtler; kendileri hakkındaki düşünceleri gerçeklikten uzaklaştıkça oluşturdukları imajı desteklemeyen her şeyi ve herkesi reddederler; yaşamlarını sürdürebilmek için başkalarına olan bağımlılıkları artar.

Temel korku; kişisel önemden yoksun ve kimliksiz olmak. Temel arzu; kendini bulmak. Arayış; dörtler kimliklerini araştırırlar, kim olduklarını bilmek isterler; sağlam ve güvenilir bir kimliğe sahip olmak isterler. Kendilerinde olmayan her şeye sahip insanlara öykünürler. Arzuladıkları tüm özellikleri taşıyan ve aynı zamanda onları onaylayan bir kurtarıcı ararlar.

Erdem; Sakinlik ve ölçülü olmak (duygusal denge). Anda yaşarken açık ve engin yürekli bir insan olmamız doğaldır. Deneyimlerimizi bizi derinden etkiler ama duygusal tepkilerle sürüklenmeyiz ve kaybolmayız. Gerçek kimliğimizi ve değerimizi yaşarken benliğin sonsuz engellenme ve sıkılmalarından, şiddetli arzularından arınmışızdır; sakiniz ve öz saygınlığımızı korumaktayız. Sakinliğimiz ve ölçülü olmamız, olası acı deneyimleri karşılayabilmemiz için bizi destekler.

Tutku; Kıskançlık. Sakinlik ve ölçülü olmak erdemini yitirdiğimiz zaman kıskançlık ortaya çıkar ve içimizde bir şeylerin eksik olduğu kanısına saplanırız. Kısacası kıskançlık, kendimizde görmek istediğimiz niteliklere başkalarının sahip olduğunu belirtir ama aynı zamanda sorunun kökenine inmemize engel olan iç boşluğu sürdürmemize neden olur. Sorun dörtlerin incinmişlikleri ve iç yetersizlikleri ile özdeşleşmeleri ve sonra acıları ile bir yaşam biçimi oluşturmalarıdır. Kıskançlık bizi aynı zamanda diğer insanlardan ve yaşamdan uzaklaştırır. Yabancılaşa ile birlikte, başkalarından nefret etme duyguları ortaya çıkar.

Okumaya devam et Tip 4, Bireyci

Tip 3, Başaran

 

Sağlıklı üçler, kendilerinden emindirler ve özsaygıları yüksektir. Değerli olduklarına inanırlar, kendilerini çekici hissederler. Kendilerini geliştirmeye meraklıdırlar ve olabilecekleri en iyi duruma gelmek isterler. Çok yetenekli ve yeterli, odaklanmış, hedeflerine erişmek için çok çalışan kişilerdir. Değerli addedilmek için daha da başarılı olmak gerektiğine inanmayan, kendini olduğu gibi kabul eden, içten yönlenen, samimi, güvenilirdirler. Ortalama üçler, hırslıdırlar, mükemmel olmayı hedeflerler ve tüm etkinliklerini başarılı olmaya yönlendirirler. Ne yaparlarsa yapsınlar her zaman en iyisi olmak isterler. Kendilerini ve başarılarını sürekli başkaları ile kıyaslarlar.başkaları tarafından nasıl göründükleri önemlidir, imaj peşinde koşarlar Sürekli kendilerini öne çıkarır, yetenek ve başarılarını abartırlar. Narsizm duygusu içinde potansiyelleri ve kimlikleri hakkında aşırı beklentilere girerler. Değersiz oldukları hissi arttıkça daha az sağlıklı üçlerin başarıları ile çevreyi etkileme isteği de artar. Sağlıksız üçler, yenilgiden ve küçük düşmekten korkarlar; bu yüzden gerçekten üstün insan olduklarına kendilerini ve başkalarını inandırmak için olanca güçleri ile çabalarlar. Başarıya ulaşmak için ne mümkünse yaparlar.

Temel korku; değersiz olmak. Temel arzu; kendini değerli hissetmek. Arayış; kabul edilmek ve onaylanmak. Üçler kişisel değerlerini kendi başlarına yaşayamadıkları için değerlerinin başkaları tarafından doğrulanmasını isterler. Üçler aynı zamanda, ideal bir insan olarak başkalarına örnek olmak ve böylece kabul görmek isterler.

Erdem; Doğruluk ve sahicilik. Sağlıklı üçler değerlerinin başarı ile ölçülemeyeceğinin farkına vardıkları zaman kabul edilmek için oynamak zorunda oldukları rollerden kurtulmuş olurlar. Bu arada potansiyellerini sonuna kadar ortaya çıkarmaya çalışırlar. Gerçek kimliklerinin değeri, herkesin ve her şeyin değeri ile aynı olarak algılanır.

Tutku; Aldatma ve yalancılık. Doğruluk erdemi yitirildiği zaman aldatma ortaya çıkar ve kişi özünü unutur. Zamanla, kendimizi profesyonel, sosyal ve kişisel taleplere uyarlamamız o denli otomatikleşir ki gerçek doğamız ile temasımızı yitiririz. Kabul edilebilir bir imaj ile özdeşleşiriz ve kim olduğumuz ve gerçekten ne istediğimiz hakkında kendimizi aldatmaya başlarız. Daha kabul edilir ve değerli olduğunu düşündükleri bir imaj üzerine çalışırlar, bununla özdeşleşirler ve sonra da başkalarının bunu alkışlamalarını ve desteklemelerini isterler.

Okumaya devam et Tip 3, Başaran

Tip 2, Yardımcı

 

Sağlıklı ikiler empati gösterebilen, şefkatli, başkaları için duygularla dolu insanlardır. Samimi, sıcak kalpli, takdir edici, destekleyici, başkalarının iyi taraflarını görebilen kişilerdir. Ortalama ikiler başkalarına yakınlaşmak isterken insanları memnun etme çabasına girerler; aşırı arkadaşça davranan, duygusal gösteriye kaçan davranışlar sergilerler. Karşılanması gereken ihtiyaçlar yaratıp tükenirler. Başkaları için yaptıklarını abartarak önemserler ve karşılık beklerler. İyilikleri için sürekli teşekkür beklerler. Sağlıksız ikiler istenilmediklerini ve takdir edilmediklerini hissederek, içerleme ve kurban duyguları içine girerler. Başkalarını yitirmekten korktukları için özgüvenleri zayıflar, suçluluk duygularını ve zayıflıklarını kullanmaya başlarlar. Bastırılmış öfke psikosomatik hastalıklara neden olur.

 
 
 
 

Temel korku; birey olarak sevilmemek ve istenmemek. Temel arzu; olduğu gibi sevildiğini hissetmek. Arayış; yakınlık ararlar. Gerçekten kabul edildikleri, yakın hissettikleri, derinden istendikleri bir ilişki kurmak isterler.

 
 

Erdem; Alçakgönüllülük. Kendi doğamız içinde isek kimliğimizin başkalarının veya kendi öz-saygımızın desteğine ihtiyacı yoktur. Alçakgönüllülük, kendini yansıtmadan varolmak demektir. Çok sağlıklı ikiler başkalarını, çıkar gözetmeden, teşekkür, takdir veya karşılık beklemeden severler.

 

Tutku; Kibir ve kendini beğenmişlik. Alçakgönüllülük erdeminin yitirilmesi, kibre neden olur. Kendini beğenmişlik; kendi iyiliklerinden gurur duymak, kendi erdemlerinden haz duymak, kendini sevecen ve iyi niyetli bir insan olarak görmeyi ifade eder. Bu başkalarının hayatında kendini en önemli sevgi ve iyilik kaynağı olarak görmesine neden olur.


Okumaya devam et Tip 2, Yardımcı

Tip 1, Reformcu

 

Sağlıklı birler; güçlü kişisel inançları olan vicdan sahibi, dürüst bireylerdir: Yoğun bir doğru-yanlış anlayışa ve kişisel ahlaki değerlere sahiptirler. Her yönden mantıklı, makul, öz disiplinli ve ılımlı olmayı arzu ederler. Yaşamlarını anlamlı yapan özel görevleri olduğuna inanırlar. Üst düzeyde ilkelidirler; her zaman nesnel, adil, büyük amaçlar için özveride buluna ödüle öne vermeyen, erdem aşılayan ve böylece mükemmeli ve dengeyi yakalayan kişi olmaya çabalarlar. Destekleyici, umut verici ve iyi kalplidirler. Ortalama birler; gerçeğin kendilerini mutlu etmemeye başlamaları ile kendilerine düşen görevi olduğunu düşünüp her şeyi kişisel olarak iyileştirmeye karar verirler: Müdahaleci reformcu, avukat, eleştirmen, eğitici ve soylu idealist olurlar. Onlara göre her şey siyah-beyaz, iyi-kötü, yanlış-doğru diye ikiye ayrılmıştır. Her şey hakkında önyargılıdırlar, kendilerini ve başkalarını sürekli eleştirirler. Kusursuzluğu arayan ve sabırsız bir kişi olarak işler kendi istedikleri gibi yapılmadıkça mutlu olamazlar. Başkaları onların standartlarına uymadığı ve işleri bozduğu için onlara içerlerler. Sağlıksız birler; kesin ve tartışılmaz (dogmatik) görüşlere sahip, katı fikirli, kendini üstün gören, tahammülsüz ve kalıplaşmış bir kişi olabilirler. Kendilerinin doğru olduğunun kanıtlanması için başkalarının yanlış olduğunun kanıtlanması gerekir.

Temel korku; kötü, dengesiz, kusurlu olmak veya yozlaşmak. Temel arzu; iyi, dengeli ve dürüst olmak. Arayış; dürüstlük ve gelişme. Birler genel refaha katkıda bulunmak, dünyayı daha iyi bir yer yapmak ve dolayısıyla oradaki yerini hak etmek, dürtü ve amaçlarını daha yararlı amaçlara yöneltmek isterler. Kafalarındaki mükemmellik ve “daha iyi bir dünya” için çok çalışırlar. Pratik idealisttirler.

Erdem; Dinginlik. Uyanık isek ve anı yaşıyorsak gerçeği olduğu gibi kabul etmek doğaldır. Harekete geçebilir, gerektiği şekilde başkalarına yardım eder ve onları destekleyebiliriz ama içinde bulunduğumuz koşulları kabul ederiz. Dinginlik sadece başkalarına karşı açık olmak demek değildir; kendimize de açığız ve kendimizi olduğu gibi kabul ederiz.

Tutku; Öfke (içerleme); Dinginlik erdeminin kaybolması ile öfke tutkusu belirir. Birisinin veya bir şeyin bizi tehdit ettiğini hissedersek anında öfke ortaya çıkar. Biz anı yaşıyorsak bu öfke yükselir, bir müddet sürer, sonra geçer. Eğer ki anı yaşamıyorsak öfkenin belirmesine direnç gösteririz, geriliriz, asabımız bozulur ve içerleriz. Bu içten içe kaynayan bozulma hissi zamanla yerleşik bir unsur olur. Yaşama karşı bu içerlemeci tutum aynı zamanda birlerin gerçekliğe direnci ile ilgilidir. Öfke tutkusu, kişinin kendisi ile ve gerçeklik ile kronik hoşnutsuzluğunun kaynağıdır.

Okumaya devam et Tip 1, Reformcu