Maslow’un Gereksinimler Hiyerarşisi Kuramı (Hierarchy of Needs)

Maslow’un Gereksinimler Hiyerarşisi Kuramı (Hierarchy of Needs)

Abraham H. Maslow klinik gözlemlerinden yola çıkarak insan davranışlarına yön veren temel gereksinimlerin neler olduğunu çalışmalarında ortaya koymuştur (Maslow, 1970). Onun gereksinimler hiyerarşisi kuramı, belki de motivasyon ve gereksinimlerle iilişkili olarak dünyada en yaygın şekilde tanınan motivasyon kuramıdır (Porter vd.,2003: 6).

 

Maslow (1970)’a göre insanlar, doğuştan gelen ve belirli davranışlarına yön veren bir takım gereksinimlere sahiptir. Bu gereksinimler tatmine ulaşıncaya kadar insan davranışlarını etkilemekte ve hiyerarşik bir düzen içinde aşağıdan yukarıya doğru sıralanmaktadır. Maslow’a göre insanlar, alt-düzey gereksinimini (yeterince) tatmin ettikçe en alttakinden en üste doğru ilerlemekte ve ayrıca tatmin edilen gereksinim davranışı artık etkileyememektedir.

 

Maslow (1970), insan gereksinimlerini fizyolojik, güvenlik, sevgi-ait olma, saygınlık ve kendini gerçekleştirme gereksinimi olarak, ardışık bir sıra düzen içinde beş temel kategoride incelemiştir:
  1. Fizyolojik Gereksinimler: Fizyolojik gereksinimler motivasyon kuramı içerisinde genelde fizyolojik dürtüler olarak ele alınmaktadır (Maslow, 1970: 35). Bunlar içerisinde açlık, susuzluk, cinsellik vb. gibi belli başlı gereksinimler sıralanabilmektedir. Eğer bu gereksinimler tatmin edilmez ise örgenlik, bu fizyolojik gereksinimler tarafından domine edilmekte ya da tüm diğer gereksinimler önemini yitirerek, bireyi tekrar bu dürtüleri tatmin etmeye yöneltmektedir (Maslow, 1970: 37). Buna göre bir insan uzun bir süre aç veya susuz kaldığında açlığını ya da susuzluğunu gidermekten başka bir şey isteyemez duruma gelebilmekte ve bu ihtiyacını karşıladıında ise birey için bunun motive edici bir özelliği kalmamaktadır.
  2. Güvenlik Gereksinimleri: Maslow (1970), fizyolojik gereksinimlerin göreceli olarak iyi şekilde tatmin edilmesinin ardından güvenlik gereksinimi başlığı altında yeni bir gereksinim dizisinin ortaya çıkacağını belirtmiştir. Bunlar: Kendini koruma; istikrar; güven duyma; korkudan, kaygıdan ve karmaşadan kaçınma; planlama, düzen, kural, limit gereksinimi ve koruyuculuğun devamlılığı gibi bir çok faktör olarak kategorize edilebilir. Yine bu gereksinim de fizyolojik gereksinimler gibi yokluğunda bireye tümüyle hükmetmekte, davranışını yönlendirip, bireyin tüm kapasitesini kullanarak, bireyi tümüyle bir güvenlik-arayan mekanizma haline getirmektedir. Maslow toplum yapısındaki düzenlemeler ve bireyin sahip olduğu güvenceler nedeniyle bu gereksinimin aktif bir motivator görevi görmediğini belirtmiş ve ancak, savaş, hastalık, doğal afetler, suç dalgaları, sosyal düzensizlikler, nevroz, beyin hasarı, otoritenin yıkılması, kronik şekilde gelişen kötü koşulların ortaya çıkması durumunda aktif ve dominant hale geleceğini belirtmiştir.
  3. Ait Olma ve Sevgi Gereksinimi: Fizyolojik ve güvenlik gereksinmelerinin her ikisinin de oldukça tatmin edilmesi durumunda, sevme, sevilme, ait olma gereksinimlerini ortaya çıkacaktır. Bu durumdaki birey, bir arkadaş, bir sevgili, bir eş veya çocuğa ilişkin yokluğu daha önce olmadığı kadar yoğun şekilde hissedecek, yani ailesi ya da bir grup içinde insanlarla duygusal ilişkinin açlığını duyumsayacak ve bu gereksinimini karşılamak için yoğun çaba gösterecektir (Maslow, 1970: 43).
  4. Saygınlık Gereksinimi: Toplumdaki tüm insanlar, kalıcı ve sağlam temele dayanan genellikle yüksek kendilerinin değer biçmesi, öz-saygı ya da öz-değer ve diğerlerinin takdiri için bir gereksinim veya arzuya sahiptirler. Bu gereksinimler iki temel dizi şeklinde sınıflandırılabilmektedir. Bunlardan ilki, dünyanın gözünde güç, başarı, yeterlilik, ustalık ve beceri gösterme güven sağlama arzusu ve ayrıca bağımsızlık ve özgürlük arzusu duymak olarak ifade edilirken. İkincisi ise, ün-prestij (bu, diğer insanlardan gelen güven ve saygı olarak tanımlanabilir), statü, şan ve şeref, üstünlük, tanınma, özen, önem, saygınlık ya da takdir için duyulan arzu şeklinde belirtilebilimektedir. Bireyin öz-saygı gereksiniminin tatmini, öz-güven, değer, güç, yetenek ve yeterlilik, dünya için yararlı ve gerekli olma duygusuna yol açmaktadır (Maslow, 1970: 45).
  5. Kendini Gerçekleştirme Gereksinimi:  Maslow (1970), tüm bu sayılan gereksinimlerin tatmin edilmesi durumunda bile, kişiler bireysel olarak uygun olduğu şeyi yapmıyorsa, kendilerini yeni bir hoşnutsuzluk ve rahatsızlık duygusu içinde bulunabileceklerini belirtmiştir. Maslow’a göre, bir müzisyen müzik yapmalı, bir ressam resim yapmalı ve bir şair ise şiir yazmalıdır, eğer sonuçta kendisiyle barışık olmak istiyorsa. Bir kişi ne olabiliyor ise onu yapmalı ve kendi doğasına sadık kalmalıdır. Bu gereksinim kendini gerçekleştirme olarak adlandırılmaktadır. Ebetteki bu gereksinimin boyutları kişiden kişiye oldukça fazla değişim gösterecektir. Bir kişide ideal bir anne olma arzusu olarak şekil alırken, diğerinde ise atletizmle ilgili olarak ifade edilebilir ve bir diğerinde ise resim yapmada ya da yenilik getirmede ifade edilebilmektedir (Maslow, 1970; 46).

 

Maslow (1970), bu beş temel güdünün yanında iki gereksinim türü üzerinde de durmuş ancak bunu kuramında ayrıntılı olarak ele almamıştır. Bunlardan ilki; bilme, anlama, öğrenme ve açıklamaya yönelik oluşan “bilişsel” gereksinimdir. İkincisi ise, güzellik temelinde gelişen “estetik” gereksinimidir.

 

Maslow (2001) son sıradaki kendini gerçekleştirme gereksiniminin diğer dört gereksinime kıyasla asla doyuma ulaşmadığını belirtmiştir. Ayrıca Maslow bu gereksinimleri tanımlarken bir ayrıma giderek ilk dört gereksinimi giderme durumunda olan bireyler için “eksiklik güdülenmesi” ve son gereksinimi tatmin etmek isteyen kişiler gelişim arzusuyla devamlı şekilde motive olacakları için “gelişim güdülenmesi” içinde olduklarını belirtmiştir. Maslow klinik gözlemlerine de dayanarak sağlıklı bireyin ilk dört gereksinimi giderirken, öncelikli olarak kendini gerçekleştirmeye güdülendiklerini belirtmiştir (Maslow, 2001: 31).

 

Bununla ilgili açıklamasında Maslow, kendini gerçekleştiren kişilerin mükemmelliğe ulaşmak için kendilerini devamlı şekilde geliştirdiklerini ve temel gereksinimlerin eksikliğini zaten gidermiş olduklarını bununla birlikte, sıradan-olağan insanların eksik oldukları temel gereksinimin tatmini için bir çabalama içinde olduklarını belirtmiştir. Kendini gerçekleştiren insanlar da çalışır, uğraşırlar ve alışılmadık tutkulara sahiptirler. Onlar için motivasyon sadece kişiliğin gelişmesi, olgunlaşması, kendini ifade etmesi, kısacası kendini gerçekleştirmesidir (Maslow, 1970: 159). Kendini gerçekleştiren bireyler temel olarak şu özellikleri sergilemektedir:
  • Gerçeği daha iyi ve yalın şekilde algılar ve gerçekle daha rahat ilişkiler kurarlar.
  • Kendilerini, başkalarını ve doğayı olduğu gibi kabul ederler.
  • Davranışlarda kendiliğindenlik, sadelik ve doğallık gösterirler.
  • Sorunların kendisine odaklanırlar.
  • Çevreden ayrıktırlar, yalnızlığa gereksinim duyarlar.
  • Özerklik arzularlar, kültürden ve toplumdan bağımsızlık arzusu ve eylemi içindedirler.
  • Yaşamı sürekli şekilde yeniden yaşarlar, hayata yönelik minnettarlık duygusu taşırlar.
  • Kendilerini zirveye çıkaran mistik ve doruk tecrübeler yaşarlar.
  • İnsanlığa yönelik özdeşim, yakınlık ve ilgi duyarlar.
  • Kişilerarası derin ve gerçek ilişkilere önem verirler.
  • Demokratik kişilik yapısına sahiptirler.
  • Amaçlarla araçları ayırabilirler ve de ayrıca iyi ve kötü arasındaki ahlaki ayrımı tanımlama becerisine sahiptirler.
  • Şakayı kaldırırlar ve buna yönelik olumlu tutum sergilerler.
  • Yaratıcılığa sahiptirler.
  • Kültürel çerçevelemeye direnç gösterirler.

 

Temel Gereksinimlerin Özellikleri

Maslow (1970) kuramındaki bazı kısımların daha iyi anlaşılması amacıyla temel önermeler ileri sürmüştür:

 

  • Önermelerden ilki, gereksinimlerin bir sıra düzen göstermesiyle birlikte, her bir basamağın aşılması için, gereksinimlerin tümüyle (%) tatmin edilmesinin gerekmediği şeklindedir. Örneğin, belli bir durumda ortalama bir bireyin belki de fizyolojik gereksinimlerin %85’i, güvenlik gereksiniminin %70’i, sevgi gereksiniminin %50’si, öz-saygı gereksiniminin %40’ı ve kendini gerçekleştirme gereksiniminin %10’u tatmin edilmiş olabilmektedir. Ayrıca bir gereksinimin tatmin edilmesiyle yeni bir gereksinimin hemen ortaya çıkmamakta, bu yavaş işleyen bir süreç şeklinde gerçekleşmektedir. Örneğin sevgi gereksinimi %10 düzeyinde tatmin edildiğinde, saygınlık gereksinimi henüz ortaya çıkmazken, tatmin oranı %25’i bulduğunda ise, saygınlık gereksinimi %5 ortaya çıkabilmekte, daha sonra sevgi gereksinimi %75 ile tatmin edildiğinde ise saygınlık gereksinimi %50 düzeyinde ortaya çıkabilmektedir.
  • Temel gereksinimler mutlak şekilde ne bilinç seviyesindedir ne de bilinçdışıdır. Bununla birlikte, ortalama bir insanda bu gereksinimler bilinçli olmaktan daha çok bilinçdışı bir özellik gösterecektir. Birey tarafından bilinçaltında yatan temel gereksinimler davranışı aslında bireyin hiç farkında olmadığı koşullarda yönetmektedir. Kimileri bir evi güvenliğini sağlamak için kullanırken, aslında saygınlığını arttırdığı bir unsur olarak değerlendirmekte ya da başarısının bir sembolü olarak da kullanabilmektedir.
  • Maslow kuramındaki gereksinimlerin ve sıra düzeninin, tüm kültürlerde geçerliliği deneysel olarak araştırılmamış olsa da evrensel bir temel nitelik taşıdığını belirtmiştir. Temel gereksinimler, kültürler arasındaki yüzeysel davranış ya da arzulardan çok daha, ortak insani özellikler taşımaktadır. Örneğin saygınlık gereksinimi bir ülkede Kuzey Amerika’da yüksek bir mevkide yüksek bir maaşla yöneticilik yapmak olarak tatmin edilirken, Güney Amerika amazonlarında yaşayan bir toplulukta daha iyi avcı olarak kabilesine daha çok av getirmekle ifade edilebilmektedir. Davranışsal ifade farklılıkları oluşsa da gereksinimler, her kültürde varlığını sürdürmektedir.
  • Motivasyonel belirleyiciler içindeki herhangi bir davranış, temel gereksinimlerin sadece birinden ziyade eş zamanlı olarak bir kaçı ya da tümü tarafından belirlenme eğilimi göstermektedir. Örneğin bir kişinin cinsel yönelimi, sadece seksüel ihtiyaçları için değil, aynı zamanda erkekliğini kendisine kanıtlamak için ya da karşı cinsi fethetme, gücünü hissetme ya da temel sevgisini daha çok kazanmak için olabilir.
  • Maslow’a göre davranışların tümü sadece temel gereksinimlerden kaynaklanmayabilmekte, hatta tüm davranışlar motive olunmadan da oluşabilmektedir. Örneğin, davranış sadece dışsal çevre tarafından belirlenebileceği gibi, özel ve dışsal, tek bir uyarıcı tarafından belirlenebilmekte ya da belirli koşulsal reflekslerle de oluşabilmektedir.
  • Her birey için gereksinimler arasındaki sıra düzen her zaman aynı önemde etki göstermemektedir. Yani kimi zaman sevgi gereksinimi fizyolojik gereksinimlerin de önüne geçerken, kimi zamanda saygı gereksiniminin giderilmesi kişinin fizyolojik ihtiyaçlarının da önüne geçebilmektedir.

Tayfun Topaloğlu

Yazarın Tüm Yazıları

Referanslar

 

Motivasyon Kuramına Giriş

Motivasyon (Teorileri) Kuramları

Murray’in Öğrenilmiş Gereksinimler Kuramı (Manifest Needs)

Maslow’un Gereksinimler Hiyerarşisi Kuramı (Hierarchy of Needs)

Alderfer’in E.R.G. Kuramı (Existence-Relatedness-Growth Theory)

Herzberg’in İki-Faktör Kuramı (Two-Factor Theory)

McClelland’ın Gereksinimler Kuramı (McClelland’s Theory of Needs)

Kapsam Kuramlarının Karşılaştırılması

Beklenti Kuramı (Expectancy Theory)

Adams’ın Ödül Adaleti ve Eşitliği Kuramı (Equity Theory)

Locke’un Amaç Saptama Kuramı (Goal Setting Theory)

Koşullanma Kuramı (Reinforcement Theory)

Nedensellik Yükleme / Atfetme Kuramı (Attribution Theory)

Heider’in Nedensellik Yükleme Kuramı

Nedensellik Yükleme Süreci

Weiner’in Nedensellik Başarı Kuramı

Başarı Güdüsü ve Nedensellik Yükleme İlişkisi

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir