Atı Kaçan Çiftçi

Tek atı kaçıp giden yaşlı bir çiftçiyle ilgili kadim bir Çin hikâyesi vardır. Atının tek geçim kaynağı olduğunu bilen komşuları, onu teselliye koşarlar. Yaşlı adam teselli edilmeyi reddederek, Neyin iyi, neyin kötü olduğunu kim bilebilir?” der. Gerçekten de, birkaç gün sonra atı geri döner, hem de yanında vahşi bir atla birlikte. Yaşlı adamın dostları bu sefer onu kutlamaya gelirler. Kutlamaları reddeden ihtiyar, “Neyin iyi, neyin kötü olduğunu kim bilebilir?” der. Ve gene birkaç gün sonra yaşlı adamın oğlu vahşi ata binmeye çalışırken düşerek bacağını kırar. Dostları oğlunun talihsizliğinden duydukları üzüntüyü bildirmek için yine gelirler. “Neyin iyi, neyin kötü olduğunu kim bilebilir?” der ihtiyar. Aradan birkaç hafta geçer ve kasabaya, komşu ülkeyle savaşacak güçlü erkekleri askere almak için ordudan adamlar gelir, ama yaşlı adamın oğlu savaşacak durumda olmadığı için paçayı kurtarır. Neyin iyi, neyin kötü olduğunu kim bilebilir?




Moso Ağacı

Uzak Doğu’da yetişen bir tür bambu ağacı olan Moso, dikildikten sonra, beş yıl boyunca, en ideal şartlar altında dahi hiçbir gelişme göstermez. Sonra, sihirli bir el dokunmuş gibi, birdenbire günde 40-50 cm. kadar büyümeye başlar ve nihayet altı hafta içinde yaklaşık 27 metrelik boya ulaşır. Aslında sihir değil yaşanan. Moso ağacının duruyormuş gibi yapıp birdenbire hızla büyümesinin sebebi, beş yıl boyunca toprağa sabırla saldığı yüzlerce metrelik kökleridir.




Elmas Tarlaları

Hiçbir konferansta konuyla ilişkili olarak, konuşmacısı tarafından “Elmas Tarlaları” kadar sık alıntı yapılan başka bir metin yoktur. Eğer bir kişi aynı konferansı on beş yıl boyunca her gece sunacak olsaydı, o sürenin sonunda bile Dr. Conwell’in rekorunu kıramazdı. Meşhur Philadelphialı, “Elmas Tarlaları” felsefesini beş bin yedi yüz defadan fazla anlatmıştır.




Okumaya devam et Elmas Tarlaları