Ters Etki Kanunu

Emile Coue, Ters Etki Kanunu adını verdiği bir kuralı keşfetti. Bazı şeyler vardır ki, yapmaya çalıştığın zaman tam tersi olur. Eğer yapmaya kalkışmazsan yapmayı başarabilirsin. Uyumak istiyorsun – ne yapabilirsin? Uyumak herkesin temel hakkıdır; ama ne yapabilirsin? Polisten yardım mı isteyeceksin? Uyuyamadığın zaman ne yapacaksın? Ne yaparsan yap rahatın kaçacak; çünkü tüm o çabaların uykuyu engelleyecek. Uyku çabasızlık durumudur. Tamamen rahatlarsan, hiçbir şey yapmadan, yavaş yavaş uykuya dalarsın. Ona doğru yürüyemezsin; ancak sürüklenirsin. Bu iş bilinçli çabayla olmaz.




Uykusuzluktan şikayeti olan insanların hepsinin ortak sorunu da işte budur. Bütün insomniyakların belirli davranış biçimleri vardır. Uykuları gelsin diye bazı şeyler yaparlar. İşte bu noktada hatalı davranıyorlar. Uykuyu nasıl zorlayabilirsin ki? Sen zorlandıkça daha da uyanık kalırsın – bilinçli, gözleri açık, tetikte. Her türlü çaban seni daha fazla uyanık hale getirir ve uykun gittikçe daha çok kaçar.

Uyumak istediğinde ne yaparsın? Hiçbir şey yapmazsın. Sadece sakin bir şekilde beklersin. Uykunun sana gelmesine izin verirsin – onun zorlayamazsın. Talepkar olamazsın, “Gel” diye emir veremezsin. Gözlerini kapatıp karanlık bir odada başını yastığa koyup beklersin… beklerken uykuya dalarsın. Bir bulutun kayıp gitmesi gibi senin de bilincin kapanır. Tüm kontrolü yitirirsin. Kontrolü  kaybetmelisin; yoksa uyuyamazsın; çünkü kontrol haline olan parçan bilincindir. Onun geri çekilmesi gerekir. Kontrolün tamamen elden bırakılması gerekir. O zaman – ne zaman ve neden ve nasıl olduğunu bilmezsin – uyursun. Ancak sabah olduğunda uyumuş olduğunu ve iyi olduğunu farkedersin.

….

Kanun şudur; direkt olarak uğraşma. Mutluluğun peşinde koşulmaz. Ancak ikna edilebilir. İkna dolaylı yapılır. Bir saldırı değildir. Harekete geçersin; ama direkt olarak değil; çünkü direkt olunca saldırganlaşıyorsun. Hiçbir şey şiddet kadar direkt değildir ve hiçbir şey direkt davranış kadar şiddetli değildir.

Yaşam daireler şeklinde hareket eder, direkt olarak değil. Dünya güneşin etrafında döner. Güneş daha büyük bir güneşin etrafında döner. Galaksiler, tüm evren dönerek hareket eder. Mevsimler dönerek değişir. Çocukluk, gençlik, yaşlılık, hepsi dönüşümdür. Yaşam daireseldir, asla direkt gitmez. Direkt hedefe saplanan o gibi değildir. Ok insan icadıdır. Yaşamda ok gibi bir şey bulunmaz. Ok insanın şiddet dolu beynidir. Ok iki nokta arasındaki en yakın yolu seçer. Ok’un çok acelesi vardır, hep zamanla yarışır. Ama varoluşun acelesi yoktur.

Osho,  “Martıları Seven Adam”